at length - Turc Anglais Dictionnaire

at length

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Sens de "at length" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 19 résultat(s)

Anglais Turc
General
at length adv. sonunda
At length, he began to cry.
Sonunda ağlamaya başladı.

More Sentences
at length adv. uzun uzadıya
This House has already had occasion to debate the issue at length.
Bu Meclis konuyu daha önce de uzun uzadıya tartışma fırsatı bulmuştur.

More Sentences
at length adv. uzun uzun
My group has discussed at length the various qualities of the candidates.
Grubum adayların çeşitli niteliklerini uzun uzun tartıştı.

More Sentences
at length adv. enine boyuna
We assume that the Heads of Government will look into these issues at length in Laeken.
Hükümet Başkanlarının Laeken'de bu konuları enine boyuna inceleyeceklerini düşünüyoruz.

More Sentences
Idioms
at length expr. uzun uzadıya
This House has already had occasion to debate the issue at length.
Bu Meclis konuyu daha önce de uzun uzadıya tartışma fırsatı bulmuştur.

More Sentences
at length expr. uzun uzun
My group has discussed at length the various qualities of the candidates.
Grubum adayların çeşitli niteliklerini uzun uzun tartıştı.

More Sentences
General
at length adv. ayrıntılı olarak
at length adv. boylu boyunca
at length adv. nihayet
at length adv. en sonunda
at length adv. en nihayet
at length adv. boylu boyunca en nihayet
Idioms
at length expr. uzun uzadıya ayrıntısıyla
at length expr. uzun süre sonra
at length expr. uzun zaman sonra
at length expr. uzun zaman için
at length expr. kapsamlı olarak
at length expr. detaylıca
at length expr. tam olarak

Sens de "at length" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 98 résultat(s)

Anglais Turc
General
deal at arm's length with someone n. bir işlemin tarafların birbirleriyle ilişkisi yokmuş gibi yürütülmesi
keep somebody at arm’s length v. biriyle arasında mesafe bırakmak
lie at full length v. serilmek
keep something at arm's length v. el altında bulundurmak
keep somebody at arm's length v. yüz vermemek
keep someone at arm's length v. biriyle samimi olmamak için ona çok mesafeli davranmak
keep someone at arm's length v. birini pek yaklaştırmamak
keep someone at arm's length v. birinin samimi olmasına izin vermemek
talk at length v. uzun uzadıya konuşmak
discuss at length v. uzunca tartışmak
discuss at length v. enine boyuna tartışmak
discuss at length v. uzun uzadıya tartışmak
deal at arm's length with someone v. biriyle araya mesafe koyarak iş yapmak
deal at arm's length with somebody v. biriyle araya mesafe koyarak iş yapmak
at full length adv. bütünüyle
at full length adv. ayrıntılarıyla
at great length adv. detaylarıyla
at great length adv. ayrıntılarıyla
at arm's length adv. bağımsız biçimde hareket ederek
at great length adv. uzun uzadıya
at arm's length adv. mesafe koyarak
at full length adv. boylu boyunca
at full length adv. ayrıntılı olarak
at some length adv. ayrıntılarıyla
at arm's length adv. kol boyu
at arm's length adv. araya mesafe koyma
at great length adv. ayrıntılı olarak
at full length adv. tafsilatıyla
at some length adv. uzun uzadıya
Phrases
at length it dawned on me that expr. nihayet anladım ki
Colloquial
at some length expr. uzun bir süre
Idioms
at full length n. ayrıntılarıyla
keep someone at arm's length v. samimiyet kurmamak
keep someone at arm's length v. arasına mesafe koymak
keep someone at arm's length v. samimi olmamak
keep at arm's length v. yüz vermemek
be at arm's length v. uzak durmak
be at arm's length v. araya mesafe koymak
keep at arm's length v. araya mesafe koymak
hold at arm's length v. mesafeli davranmak
hold somebody at arm's length v. araya mesafe koymak
keep somebody at arm's length v. birisiyle arasına mesafe koymak
hold at arm's length v. araya mesafe koymak
keep at arm's length v. soğuk davranmak
keep at arm's length v. mesafeli davranmak
keep somebody at arm's length v. soğuk davranmak
hold at arm's length v. soğuk davranmak
hold somebody at arm's length v. mesafeli davranmak
keep somebody at arm's length v. araya mesafe koymak
keep somebody at arm's length v. mesafeli davranmak
hold somebody at arm's length v. soğuk davranmak
hold somebody at arm's length v. birisiyle arasına mesafe koymak
explain at great length v. ayrıntılarıyla açıklamak
explain at great length v. uzun uzun açıklamak
keep at arm's length from someone v. biriyle araya mesafe koymak
keep someone at arm's length v. biriyle araya mesafe koymak
keep somebody at arm’s length v. biriyle arasına mesafe koymak
work at arm's length v. dezavantajlı bir şekilde çalışmak
hold (one) at arm's length v. (birine) mesafeli davranmak
hold (one) at arm's length v. (birini) uygun bir mesafede tutmak
hold (one) at arm's length v. (birini) belli bir mesafede tutmak
hold (one) at arm's length v. (biriyle) arasına belli bir mesafe koymak
hold (one) at arm's length v. (biriyle) mesafeyi korumak
keep (one) at arm's length v. (birini) uzakta tutmak
keep (one) at arm's length v. (birinin) samimi olmasına izin vermemek
keep (one) at arm's length v. (birini) yanına çok yaklaştırmamak
keep (one) at arm's length v. (biriyle) samimi olmamak
keep (one) at arm's length v. (birini) pek yaklaştırmamak
keep (one) at arm's length v. (biriyle) samimi olmamak için ona mesafeli davranmak
keep (one) at arm's length v. (biriyle) samimiyet kurmamak
keep (one) at arm's length v. (biriyle) arasına mesafe koymak
keep at arm's length from v. ile araya mesafe koymak
keep at arm's length from (someone or something) v. (birine/bir şeye) soğuk davranmak
keep (someone or something) at arm's length v. (birini/bir şeyi) uzak tutmak
keep at arm's length from (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) araya mesafe koymak
keep at arm's length from (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) uzak durmak
keep (someone or something) at arm's length v. (birini/bir şeyi) karıştırmamak
keep (someone or something) at arm's length v. (birini/bir şeyi) dışında/dışarıda tutmak
keep (someone or something) at arm's length v. (biriyle/bir şeyle) fazla samimi olmamak
keep (someone or something) at arm's length v. (birinden/bir şeyden) uzak durmak
keep (someone or something) at arm's length v. (birine/bir şeye) mesafeli davranmak
keep at arm's length from (someone or something) v. (birine/bir şeye) mesafeli davranmak
keep at arm's length from (someone or something) v. (birine/bir şeye) pas vermemek
keep (someone or something) at arm's length v. (biriyle/bir şeyle) mesafeyi korumak
keep (someone or something) at arm's length v. (birine/bir şeye) yüz vermemek
at full length expr. bütünüyle
at full length expr. boylu boyunca
Trade/Economic
at arm's length n. piyasa koşullarına uygun
deal at arm's length with somebody n. bir işlemin tarafların birbirleriyle ilişkisi yokmuş gibi yürütülmesi
deal at arm's length v. her iki tarafın da bağımsız olduğu ve birbirlerine hakim durumda olmadıkları bir alışverişte bulunmak
deal at arm's length with somebody v. biriyle araya mesafe koyarak iş yapmak
Marine
length at waterline n. su hattı boyu
Marine Biology
length at recruitment n. içgöç boyu
length at first maturity n. ilk olgunlaşma boyu
length at sexual maturity n. ilk olgunlaşma boyu
length at first spawning n. ilk yumurtlama boyu
length at first capture n. ilk avlanma boyu
catch-at-length n. boya göre av